İzmir ve Çevresindeki Sismisitenin GNSS, Gravite ve Deprem Verileri ile İrdelenmesi
Özet
İzmir ve çevresinde
tarihsel ve aletsel dönemde çok sayıda deprem meydana gelmiştir. Böylelikle
İzmir ve çevresine ait üst kabuk; yıkıcı deprem üretme potansiyeline sahip çok
sayıdaki diri fay segmenti ile parçalanmıştır. Hem karada hem de Ege Denizi’nde
yeralan bu faylar, bölgedeki stres değişimine uygun olacak şekilde yanal ve
düşey atımlı fay mekanizmasıyla çalışarak değişik boyutlarda fay bloklarının
gelişmesiyle sonuçlanmıştır. Bölgede
özellikle 2005 Sığacık Körfezi’ndeki deprem ile başlayan ve 30 Ekim 2020 Sisam
depremi ile devam eden yüksek sismisite, İzmir ve çevresindeki yaşam
alanlarında önemli hasarlar meydana getirmiş ve can kayıplarına neden olmuştur.
Bu çalışmada söz konusu yapısal elemanların kinematik özelliklerini irdelemek
amacıyla 2009 yılından bu yana TÜBİTAK (108Y285, 106G159 ve Deprem Odaklı Yer
Bilimleri Araştırma Alanı Saha Çalışması Destek projesi) ve Dokuz Eylül
Üniversitesi destekli projeler (2015.KB.FEN.034, 2018.KB.FEN.010,
2018.KB.FEN.013) kapsamında GNSS ve gravite çalışmaları yürütülmüştür. Yapılan
bu çalışmalar kapsamında özellikle bölgede yıkıcı depremlerden etkilenen
alanlara yakın kinematik yapıların çevresinde 22 adet GNSS istasyonları
kurularak ölçümler yapılmıştır. Ayrıca çalışma alanındaki gravite ölçümlerinden
elde edilen anomalilerden yararlanarak da kinematik yapıya ait elemanın kabuk
içindeki özellikleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunulmuştur. Yapılan
yersel gravite ölçümleri ve uydu gravite verileri ile de tanımlanan ve olası
kinematik yapıların kabuk içindeki gravitasyonel özellikleri irdelenmiştir.
Ayrıca yine GNSS gözlemlerinden elde edilen bulguların Coulomb analiziyle
değerlendirilmesiyle de deprem etki alanının gerek yanal gerekse düşey yöndeki
gerilim yayılım özellikleri ile ilgili sonuçlar elde edilmiştir. Böylece, İzmir
ve çevresinde yapılmış GNSS gözlemlerinden elde edilen bulgular, deformasyon
saptamaları, gravite değişimleri, bunların depremler ve çalışma alanındaki
diğer jeofizik bulgular ile ilişkisi sunulacaktır. Buna göre, GNSS gözlemlerinden elde edilen veriler
kullanılarak yapılan gerilim hesaplamaları 30 Ekim 2020 depreminde en büyük
yıkımın olduğu bölgenin tehdit altında olduğu depremden çok önce
belirlenmiştir. Bu sonuç, bir depremin oluşumu öncesinde GNSS ve gravite
verileriyle sürekli izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.<o:p></o:p>
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
-
SKA 11: Sürdürülebilir Şehir ve Yaşam Alanları
Atıf için künye
Pamukçu, O., Çırmık, A., Doğru, F., Kahveci, M., Gönenç, T., Sözbilir, H., Malaliçi, B. C., Utku, M., & Özdağ, Ö. C. (2022). İzmir ve Çevresindeki Sismisitenin GNSS, Gravite ve Deprem Verileri ile İrdelenmesi. Uluslararası Katılımlı 74. Türkiye Jeoloji Kurultayı, Ankara (ss. 1–2).
BibTeX
@inproceedings{pamukcu2022-299231,
author = {Pamukçu, Oya and Çırmık, Ayça and Doğru, Fikret and Kahveci, Muzaffer and Gönenç, Tolga and Sözbilir, Hasan and Malaliçi, Barış Can and Utku, Mehmet and Özdağ, Özkan Cevdet},
title = {İzmir ve Çevresindeki Sismisitenin GNSS, Gravite ve Deprem Verileri ile İrdelenmesi},
booktitle = {Uluslararası Katılımlı 74. Türkiye Jeoloji Kurultayı},
address = {Ankara},
year = {2022},
pages = {1--2},
url = {https://akademik.atauni.edu.tr/yayinlar/299231-izmir-ve-cevresindeki-sismisitenin-gnss-gravite-ve-deprem-verileri-ile}
}