İneklerde İntrauterin İzoproterenol Uygulamalarının Ovaryum Foliküler Gelişimi Üzerine Etkilerinin Araştırılması
Özet
İzoproterenol
(ISO), güçlü vazodilatör özelliklere sahip non-selektif bir beta-adrenerjik
reseptör agonistidir. Bu çalışmada, doğum sonrası dönemdeki Holstein
ineklerinde intrauterin ISO uygulamasının vasküler indeksler ve folikül
gelişimi üzerindeki etkileri incelenmiş; bu parametrelerde meydana gelebilecek
değişimlerin plasebo gruplarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi
amaçlanmıştır. Çalışma, üreme, metabolik ve enfeksiyöz hastalıklardan ari 36
sağlıklı Holstein ineğiyle yürütülmüş, randomize kontrollü bir deneysel tasarım
benimsenmiştir. Hayvanlar, kontrol (CON; 40 mL distile su, n = 18) ve deney
(ISO; 4 mg ISO içeren 40 mL distile su, n = 18) olmak üzere iki ana gruba
ayrılmıştır. Ayrıca, intrauterin uygulamanın ovülasyondan sonraki zamanlamasına
göre dört alt grup oluşturulmuştur: CON-I (n = 9) ve ISO-I (n = 9) grupları
ovülasyondan 1. gün; CON-II (n = 9) ve ISO-II (n = 9) grupları ise 2. gün
uygulamalarını temsil etmektedir. Uterin ve ovaryan arterlerin kan akımı,
uygulama öncesi ve sonrası Doppler ultrasonografi ile değerlendirilmiştir. Kan
örnekleri, uygulamadan önce ve sonra (1. veya 2. günde), 3., 6. ve 9. günlerde
hormonal analiz amacıyla toplanmıştır. Aynı günlerde antral folikül sayısı (AFS)
kayıt altına alınmıştır. Elde edilen veriler, karma etki modellerine dayalı
ANOVA (mixed model ANOVA) ile analiz edilmiştir. ISO uygulaması, hem ovaryan
(89.4’a karşı 65.5 atım/dk; p < 0.0001) hem de uterin arterlerde (90.6’ya
karşı 64.2 atım/dk; p < 0.0001) anlamlı düzeyde artmış nabız hızı (PR) ile
sonuçlanmıştır. ISO gruplarında erken dönem AFS (1-2.9 mm) sayısı azalırken,
küçük çaplı AFS (3-4.9 mm) sayısında artış gözlenmiştir. Antral foliküllerin
ağırlıklı ortalama çapı (WAAFS) ISO grubunda anlamlı şekilde artarken, kontrol
grubunda herhangi bir değişiklik saptanmamıştır. Hormonal analizlerde ise, ISO
uygulanan ineklerde FSH (626’ya karşı 468 mIU/mL), AMH (61.3’e karşı 46.4
ng/L), E2 (138’e karşı 122 ng/L), P4 (15.3’e karşı 10.6 ng/mL), IGF-1 (62.6’ya
karşı 25.1 ng/mL) ve IGFBP-3 (28.4’e karşı 16.5 ng/mL) düzeylerinin anlamlı
şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir (p < 0.0001). Bulgular, ovulasyondan
sonraki 1. günde intrauterin ISO uygulamasının, gelecekteki araştırmalar için
eksojen hormonlara olan bağımlılığı azaltmayı ya da foliküllerin endojen
hormonal sinyallere duyarlılığını artırmayı hedefleyen çalışmalar adına umut
verici bir “destekleyici teknik” olabileceğini ve böylece potansiyel olarak
oosit verimini artırabileceğini göstermektedir.<o:p></o:p>
Atıf için künye
Tohumcu, V., & Cengiz, M. (2025). İneklerde İntrauterin İzoproterenol Uygulamalarının Ovaryum Foliküler Gelişimi Üzerine Etkilerinin Araştırılması. XI. National V. International Congress of Turkish Society of Veterinary Gynaecology, Muğla (ss. 92–93).
BibTeX
@inproceedings{tohumcu2025-261178,
author = {Tohumcu, Vefa and Cengiz, Mehmet},
title = {İneklerde İntrauterin İzoproterenol Uygulamalarının Ovaryum Foliküler Gelişimi Üzerine Etkilerinin Araştırılması},
booktitle = {XI. National V. International Congress of Turkish Society of Veterinary Gynaecology},
address = {Muğla},
year = {2025},
pages = {92--93},
url = {https://akademik.atauni.edu.tr/yayinlar/261178-ineklerde-intrauterin-izoproterenol-uygulamalarinin-ovaryum-folikuler-gelisimi}
}