Atatürk Üniversitesi Atatürk Üniversitesi
Ara
Yayınlara dön
Kitapta Bölüm Ulusal 2023

Gazlı Bebeğe Yaklaşım

Ayşe Takım

Çocuk Sağlığı ve Gelişimi: Modern Yaklaşımlar ve Öneriler Cilt-1 ss. 84–102 · 2023

Özet

Giriş:

Gaz sancısı (kolik) ilk aylarda bebeklerde görülen ve bazen 5. aya kadar devam

edebilen, genellikle aynı saatte başlayan, daha çok akşamları olan ve nedeni belli

olmayan aşırı ve aralıksız ağlama ataklarının ön planda olduğu bir durumdur

(1). Bebeklik dönemindeki bakım verenler için aşırı ağlama, en üzücü ve stres verici

problemlerden biridir (2). Bazen ebeveynler bebeklerinin ağlamasını bebekte bir hastalık

olması veya kendilerinin bebeğe yeterli bakım verememesi gibi düşünebilirler (3). Bu

endişe, gereksiz telaş, kaygı, stres bozuklukları ve sık hastane başvurularına neden olabilir.

Bebekler için ağlama genellikle doğal bir davranış ve düzenleyici bir işlev taşır.Bebekler

açlık, bakımla ilgili ihtiyaçlar, sevgi ve ilgi beklentileri yanı sıra tıbbi sorunları olduğunu

da ağlayarak dile getirmektedirler (3). Ebeveynler, zamanla bebeğin ağlama zamanlaması,

süresi, yoğunluğu ve niteliğine dayanarak ağlama nedenini anlayabilirler. Bebeğin ihtiyaçları

karşılandıktan sonra onu sakinleştirmek mümkündür (3,4). Bebekler genellikle ihtiyaçlarının hızlı ve etkili bir şekilde karşılanmasıyla ağlamayı kısa sürede durdurabilirler. Ancak,

bazı bebeklerin sakinleştirilmesi zor olabilir ve ağlama tarzları daha uzun ve endişe verici

olabilir. (5,6). Bebeklerde ağlama sorunundan bahseden ilk İngilizce raporda bu durum "bağırsaklarda ses ve guruldama" ile ilişkili olarak tanımlanmıştır (7). Ağlayan bebeklere

ilaç vermek asırlık bir uygulama olmuştur. MS 2. yüzyılda, Yunan Doktor Galen, huysuz

bebekleri sakinleştirme maksadıyla afyon reçetelemiş ve Orta Çağ'da Avrupa'da anneler

ve sütanneler, her beslenmeden önce meme uçlarına afyon losyonları sürmüşlerdir. Alkol

de genellikle bu amaçla bebeklere verilirmiş (8). Evrimsel bir perspektiften bakıldığında,

ağlama bir bağlanma davranışıdır ve bebeğin birincil bakıcısına yakınlığını teşvik ederek

hayatta kalmasını ve sosyal bağların gelişmesini sağlar (9).

İnfantil kolik etyopatogenezi henüz tam aydınlatılamamış olmasına rağmen gastrointestinal sistemdeki işlevsel durumlar, psikososyal sorunlar ve sinir sisteminin olgunlaşmasında

gerilik gibi hipotezler öne sürülmekle beraber kesin olarak kanıtlanmış bir mekanizma

bulunmamaktadır (10). Kolik veya aşırı ağlama, genellikle 4-6 aylık dönemde kendiliğinden

geçen bir durumdur; ancak, organik bir sorun olmaksızın bebek sürekli olarak ağlıyorsa ve

sakinleştirilemiyorsa, bu durum aile üyelerinde yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturabilir,

aile içi iletişimi ve huzuru bozabilir.Aile içi şiddet eğiliminde artışa neden olabilmektedir.

İnfantil koliğin uyku, yeme ve davranış bozukluğu sıklığını arttırabileceğine dair hipotezler

de mevcuttur (10). İnfantil koliğin tanı ve tedavisi, ailelerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gereksiz hastane başvurularını ve abartılı tetkiklerin önlenmesi açısından da

önemlidir (11). Koliğin etiyolojisinin kesin olarak aydınlatılamaması nedeniyle tedavide

hem ilaç ve tıbbi ürünler hem de davranışsal yaklaşımlar olmak üzere birçok seçenek

araştırılmıştır. Günümüzde infantil koliğin tedavisinde kanıtlanmış, bilimsel ve güvenilir

bir yöntem bulunmamaktadır.

Atıf için künye

Takım, A. (2023). Gazlı Bebeğe Yaklaşım. Prof. Dr. Yusuf Kenan HASPOLAT,Prof. Dr. Sabahattin ERTUĞRUL (Ed.), Çocuk Sağlığı ve Gelişimi: Modern Yaklaşımlar ve Öneriler Cilt-1 (ss. 84–102). Orient Yayınları.

BibTeX
@incollection{takim2023-246657,
  author = {Takım, Ayşe},
  title = {Gazlı Bebeğe Yaklaşım},
  booktitle = {Çocuk Sağlığı ve Gelişimi: Modern Yaklaşımlar ve Öneriler Cilt-1},
  editor = {Prof. Dr. Yusuf Kenan HASPOLAT,Prof. Dr. Sabahattin ERTUĞRUL},
  publisher = {Orient Yayınları},
  year = {2023},
  pages = {84--102},
  isbn = {9786256893832},
  url = {https://akademik.atauni.edu.tr/yayinlar/246657-gazli-bebege-yaklasim}
}