Gazlı Bebeğe Yaklaşım
Özet
Giriş:
Gaz sancısı (kolik) ilk aylarda bebeklerde görülen ve bazen 5. aya kadar devam
edebilen, genellikle aynı saatte başlayan, daha çok akşamları olan ve nedeni belli
olmayan aşırı ve aralıksız ağlama ataklarının ön planda olduğu bir durumdur
(1). Bebeklik dönemindeki bakım verenler için aşırı ağlama, en üzücü ve stres verici
problemlerden biridir (2). Bazen ebeveynler bebeklerinin ağlamasını bebekte bir hastalık
olması veya kendilerinin bebeğe yeterli bakım verememesi gibi düşünebilirler (3). Bu
endişe, gereksiz telaş, kaygı, stres bozuklukları ve sık hastane başvurularına neden olabilir.
Bebekler için ağlama genellikle doğal bir davranış ve düzenleyici bir işlev taşır.Bebekler
açlık, bakımla ilgili ihtiyaçlar, sevgi ve ilgi beklentileri yanı sıra tıbbi sorunları olduğunu
da ağlayarak dile getirmektedirler (3). Ebeveynler, zamanla bebeğin ağlama zamanlaması,
süresi, yoğunluğu ve niteliğine dayanarak ağlama nedenini anlayabilirler. Bebeğin ihtiyaçları
karşılandıktan sonra onu sakinleştirmek mümkündür (3,4). Bebekler genellikle ihtiyaçlarının hızlı ve etkili bir şekilde karşılanmasıyla ağlamayı kısa sürede durdurabilirler. Ancak,
bazı bebeklerin sakinleştirilmesi zor olabilir ve ağlama tarzları daha uzun ve endişe verici
olabilir. (5,6). Bebeklerde ağlama sorunundan bahseden ilk İngilizce raporda bu durum "bağırsaklarda ses ve guruldama" ile ilişkili olarak tanımlanmıştır (7). Ağlayan bebeklere
ilaç vermek asırlık bir uygulama olmuştur. MS 2. yüzyılda, Yunan Doktor Galen, huysuz
bebekleri sakinleştirme maksadıyla afyon reçetelemiş ve Orta Çağ'da Avrupa'da anneler
ve sütanneler, her beslenmeden önce meme uçlarına afyon losyonları sürmüşlerdir. Alkol
de genellikle bu amaçla bebeklere verilirmiş (8). Evrimsel bir perspektiften bakıldığında,
ağlama bir bağlanma davranışıdır ve bebeğin birincil bakıcısına yakınlığını teşvik ederek
hayatta kalmasını ve sosyal bağların gelişmesini sağlar (9).
İnfantil kolik etyopatogenezi henüz tam aydınlatılamamış olmasına rağmen gastrointestinal sistemdeki işlevsel durumlar, psikososyal sorunlar ve sinir sisteminin olgunlaşmasında
gerilik gibi hipotezler öne sürülmekle beraber kesin olarak kanıtlanmış bir mekanizma
bulunmamaktadır (10). Kolik veya aşırı ağlama, genellikle 4-6 aylık dönemde kendiliğinden
geçen bir durumdur; ancak, organik bir sorun olmaksızın bebek sürekli olarak ağlıyorsa ve
sakinleştirilemiyorsa, bu durum aile üyelerinde yetersizlik duygusu ve kaygı oluşturabilir,
aile içi iletişimi ve huzuru bozabilir.Aile içi şiddet eğiliminde artışa neden olabilmektedir.
İnfantil koliğin uyku, yeme ve davranış bozukluğu sıklığını arttırabileceğine dair hipotezler
de mevcuttur (10). İnfantil koliğin tanı ve tedavisi, ailelerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi gereksiz hastane başvurularını ve abartılı tetkiklerin önlenmesi açısından da
önemlidir (11). Koliğin etiyolojisinin kesin olarak aydınlatılamaması nedeniyle tedavide
hem ilaç ve tıbbi ürünler hem de davranışsal yaklaşımlar olmak üzere birçok seçenek
araştırılmıştır. Günümüzde infantil koliğin tedavisinde kanıtlanmış, bilimsel ve güvenilir
bir yöntem bulunmamaktadır.
Atıf için künye
Takım, A. (2023). Gazlı Bebeğe Yaklaşım. Prof. Dr. Yusuf Kenan HASPOLAT,Prof. Dr. Sabahattin ERTUĞRUL (Ed.), Çocuk Sağlığı ve Gelişimi: Modern Yaklaşımlar ve Öneriler Cilt-1 (ss. 84–102). Orient Yayınları.
BibTeX
@incollection{takim2023-246657,
author = {Takım, Ayşe},
title = {Gazlı Bebeğe Yaklaşım},
booktitle = {Çocuk Sağlığı ve Gelişimi: Modern Yaklaşımlar ve Öneriler Cilt-1},
editor = {Prof. Dr. Yusuf Kenan HASPOLAT,Prof. Dr. Sabahattin ERTUĞRUL},
publisher = {Orient Yayınları},
year = {2023},
pages = {84--102},
isbn = {9786256893832},
url = {https://akademik.atauni.edu.tr/yayinlar/246657-gazli-bebege-yaklasim}
}