"Konumlan Fakat Yerleşme! Egemen Kamusallık ve Ürettiği Mekânsal Algıya Karşı Yeni Konumlanma Biçimleri Üzerine Deneme"
Özet
Uslu imkânlarla köreltilmiş bir hayat tahayyülü, vazgeçilmiş özgürlüğün kahırlı
yüküyle var olabilir ancak. Tutkulardan yoksun olduğu kadar umutlu bir gelecek
fikrinden de feragat etmiş böylesi bir hayatta bedenin alanı ruhsuzca
genişlerken, uzamın orantılarınca tutsak alınmış birey için eylem ve deneyim alanının
olanakları da karartılmıştır artık. Ancak uzamla kurulan tuzak, yine uzamla
bozulur. Nitekim direnişçi popüler kültürün ritüalistik görünümlerinden de bilmekteyiz
ki, bizatihi uzamın kendisi etkin biçimde dérivé
edilip mutasyona uğratıldığında bir karşı silaha da dönüşebilir; çünkü
uzama karşı yine uzam yoluyla direnilir, içeriden,
içindekilerle ve upuzun bir sabırla. Nasıl ki egemenlik, sınırlarına
hükmedilmiş fiziksel bir yerle, teritorya
ile başlıyorsa, ona karşı gösterilecek mukavemet de somut kimi hatlar ve sınırlarla
çevrilidir. Kuşkusuz söz konusu sınırlar boş ya da tümüyle soyut bir alanı çevrelemez,
içinde behemehâl cereyan eden olaylar ve durumlarla yaratılır. Bu anlamda egemen
kamusallığın bariz görünürlüğü, mimari düzenlemelerin geometrik yüzeylerinde
kendi meşru çerçevesini kurarken, söz konusu yapılara içkin durumları ve olay
anlarını da kurar. Dolayısıyla uzam, bu biçimiyle de egemen retorik (dil, düşünce, sembol, vb.) ve
uygulamalara karşı koymanın ve direnmenin yeridir. Uzamsal denetim yoluyla güç
ve tahakküm çizgileri içeren devasa yapılardan tarihsel militarist simgelerin gaddarlığına
kadar sadece mukimin bakışı koşullandırılmaz, aynı zamanda gündelik kent
dinamizmi içinde, faillerin düşünce ve davranışları üzerinde göze görünmez dayatmalar,
emirler, buyruklar da oluşturulur. Bu anlamda, bir kültürel beğeni ve güç
sahibinin, duvarları klasik ve paha biçilmez tablolarla süslü salonunun aura’sında
gücünü yitiren şey, yalnızca kitch’in
yapay ışığı değil, aynı zamanda ekonomik ve siyasal hareketlilik noktalarına,
kültürel sermaye birikimiyle gelen âlimi mutlak toplumsal statülere erişimi
engellenmiş madunun zapturapt altına alınmış bakışıdır. Bu çalışma, konumsal medyanın kritiği bağlamında, madun çevrelerin egemen kamusallık alanındaki alternatif mekan kullanımları ile yeniden yaratılmış bu mekanlar üzerinden direnme olanaklarına eğiliyor.
<!--[if !supportFootnotes]--><br clear="all">
<hr align="left" size="1" width="33%">
<!--[endif]-->
Atıf için künye
Köse, H. (2020). "Konumlan Fakat Yerleşme! Egemen Kamusallık ve Ürettiği Mekânsal Algıya Karşı Yeni Konumlanma Biçimleri Üzerine Deneme". Cemile Tokgöz,Betül Aydoğan (Ed.), Konumsal Medya: Dijital Çağda Mekan Üzerine Disiplinlerarası Tartışmalar (ss. 143–174). Siyasal Kitabevi.
BibTeX
@incollection{kose2020-128652,
author = {Köse, Hüseyin},
title = {"Konumlan Fakat Yerleşme! Egemen Kamusallık ve Ürettiği Mekânsal Algıya Karşı Yeni Konumlanma Biçimleri Üzerine Deneme"},
booktitle = {Konumsal Medya: Dijital Çağda Mekan Üzerine Disiplinlerarası Tartışmalar},
editor = {Cemile Tokgöz,Betül Aydoğan},
publisher = {Siyasal Kitabevi},
year = {2020},
pages = {143--174},
isbn = {9786057877697},
url = {https://akademik.atauni.edu.tr/yayinlar/128652-konumlan-fakat-yerlesme-egemen-kamusallik-ve-urettigi-mekansal-algiya-karsi-yeni}
}